Since Yesterday

2002 yılında Ankara’da kurulan Since Yesterday pes etmeden yoluna devam etti ve büyük bir başarıya imza attı. 8 yıl içinde 2 adet split demo , 4 adet demo ve 2010 çıkışlı bir albüm sundular bizlere. Bu 8 yıllık süreçte yurtdışında da büyük yankı uyandırdılar. ABD, Avustralya, Almanya, İngiltere, Avusturya ve Hollanda gibi ülkelerde demoları satışa sunuldu ve çeşitli yayın organlarında Türkiye’den de müzik haberlerinin çıkmasını sağladılar . Madball (A.B.D.), Terror (A.B.D.), Destruction (Almanya), Quo Vadis (Kanada), UDO (Almanya), Last Hope (Bulgaristan), Machinemade God (Almanya), A New Hope (Almanya) ve Moonspell (Portekiz) gibi gruplarla aynı sahneyi paylaştılar. Şimdilerde de 23 Kasım Parkway Drive (Avustralya) konserine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyorlar.

Glasstone Records(UK) imzası ile çıkan ilk albümleri “The Artifical Truth”  ve grubun bu süreçte yaşadıkları ile ilgili hoş bir söyleşi yaptık.

Since Yesterday’i tanımayanlar için kısaca grubu tanıyalım mı önce?
Since Yesterday 2002 yılında Ankara’da kuruldu. Şuan ki kadromuzu vokallerde Mansur Asrar, gitarlarda Burak Kılıç ve Cem Saydam, bas gitarda Yiğit Üney ve davulda Renan Güçyener oluşturmaktadır. Geride bıraktığımız 7 yıl içerisinde 2 adet split demo ve 4 adet demo kaydettik. Geçtiğimiz yıl ise ilk albümümüz “The Artificial Truth” u kaydettik. Grubu oluşturan elemanların farklı müzikal zevkleri var. Şu veya bu tarz demesek de; metal ve hardcore / punk dinleyen kitlelerin hoşlanabileceği bir müzik yapıyoruz.

8 yıldır inatla istediğiniz müziği yapıyorsunuz. Bu süreçte neler yaşadınız?
Elbette bazı şeyler çok kolay olmadı. Geçmişe dönüp yaptığımız işlere baktığımızda pek çok anlamda içimizin rahat olduğunu söyleyebiliriz. Sanırım biraz da titiz ve yaptığı işe önem veren bir grubuz. Farklı süpriz adımlarla dinleyicinin karşısına çıkmayı seviyoruz. Ne zaman ne yapacağımız pek belli olmuyor. Albümde ki imzalarda bunun bir nebze olsun kanıtıdır. Örneğin,girişte bahsettiğiniz Parkway Drive konseri de keza o şekilde gerçekleştirdiğimiz bir organizasyon. Bazı tatmin duyguları bizim için çok önemli. Bugün olduğu gibi geride bıraktığımız bu 8 sene içerisinde hep aile kavramı söz konusu oldu bu grupta. Birliktelik ve bağlılık. Uzun soluklu bir grup olacağımızı hissediyoruz. Bu da belki daha farklı başarılar getirebilir bize, kim bilir.

Birçok festivalde baya önemli isimlerle sahneye çıktınız. Albümü olmayan bir grup olarak çok desteklendiniz. Nasıl bir histi bu sizin için?
Evet bazı festivallerde önemli isimlerle aynı sahneyi paylaştık. Ve geneli albümsüz olduğumuz dönemdi. Ama “çok desteklendiniz” tabirini anlayamadık. Kime göre neye göre desteklendik. Festival mantığı biraz farklı işliyor bizim ülkemizde. Pek yerli gruplar bu tarz festivallerde gereken desteği görmemekte. O nedenle bizde çok büyük heyecanlar yaratmıyor bu tarz yurtiçi festivaller. Tabi festivaller kavramının dışında genel destek anlamında duruma bakarsak, elbette yaptığımız işlere saygı duyan, müziğimizi beğenen bir kitle oluşturduğumuzu düşünüyoruz. Onlarada buradan teşekkür ederiz tekrar.

2008 yılının sonlarına doğru albüm kayıtları için stüdyoya girdiniz ve bu süreçte size çok özel kişiler eşlik etti. Albüm prodüktörünüz Will Putney’den ve albüm kapağınızı çizen Derek Hess’den bahseder misiniz?
Evet albümün prodüktörlüğünü, miks, mastering ve kayıtlarini New Jersey – The Machine Shop Stüdyoları’ndan Will Putney (Lamb of God, Suicide Silence, Fall Out Boy vs.) üstlenirken, albümün kapağını ise metal ve hardcore dünyasının en ünlü çizerlerinden, Derek Hess (In Flames, Sepultura, Deftones vs.) hazırladı.Bu iki isimle daha ilk albümden çalışmak bizler için inanılmaz gurur verici bir olaydı. Kendileriyle güzel bir enerji yakaladık ve ortaya içimize sinen bir ürün çıktı düşüncesindeyiz.

Glasstone Records(UK) ile imzaladığınız ilk albümünüz İngiltere ve Amerika olmak üzere tüm dünya ülkelerinde cd/ i-tunes formatı ile satışa çıktı. Glasstone Records ile bir araya gelmeniz nasıl oldu?
İlk albümümüz The Artificial Truth’un kaydı 2008 Eylül ayında gerçekleştirildi. Arada geçen bir seneyi aşkın süre özellikle yurtdışından plak firması arayışıyla geçti, hatta ondan öte albümün dış müzik basınına sunulması ve tanıtımıyla geçti. Oldukça sıkıntılı ve zor bir dönemdi. Sabır bu süreçte çok önemli. Her gece uykudan uyanıp e-postamızı kontrol ediyorduk. Glasstone Records’u uzun bir süredir takipteydik. İşini ciddiye alan, farklı ve iyi müzikleri en dip, kör noktalardan bulup çıkartan bir özelliği vardı. Underground’a desteği inanılmaz. Oradan ilk olumlu yanıtı aldığımızda hissettiğimiz duygular tarif edilemez. İngiltere’den bir firma olması ve özellikle tüm dünyadaki dağıtım kanallarının oldukça seçkin ve güçlü isimler olması içimizi rahatlatan en büyük unsurdu. Sanırım ilk albüm için iyi bir basamak anlaşması oldu. Şimdi sıra ikinci albümde…

Şuan gup olarak tüm hayallerinizi gerçekleştirdiniz mi? Yapmak istediğiniz özel bir hayaliniz daha var mı?
Direk söyleyebiliriz ki ilk hayalimiz albümü yurtdışından sunabilmekti. İkinci hayalimizi 23 Kasım’da İstanbul’da gerçekleştireceğiz. Şu aşamada son hayalimiz yurtdışında bol bol konser ve turne durumları. Bu sene o işe de biraz hız vereceğiz. Bazı festivalleri kovalayacağız. Umarım güzel haberler verebiliriz sizlere bu konuda.

Amerika’lı grup Horse The Band’ın 2008’de Dünya turnesinin Türkiye ayağında ev sahipliği yaptınız. Şimdilerde de Avustralya’lı grup Parkway Drive’ın Avrupa turnesinde Türkiye ayağından ev sahipliği yapmaya hazırlanıyorsunuz. Bu konser hakkında biraz bilgi verir misiniz?
Parkway Drive en sevdiğimiz ve örnek aldığımız grupların başında geliyor. Bir önceki soruda dediğimiz üzere sanırım aynı sahneyi paylaşmak en büyük hayallerimizdendi. Bunu albümün İstanbul galasında gerçekleştirecek olmamız tarif edilemez bir heyecan ve mutluluk yaratıyor bizde. Parkway Drive’ın ilk konseri olacak Türkiye’deki. Eminiz bu anlamda onlarda da bir heyecan söz konusu. 23 Kasım’da bu iki grubun müziğini seven herkesle inanılmaz bir gece yaşayacağız. Konserle ilgili diğer tüm detaylar çok yakında grubumuzun myspace sayfasında olacaktır (www.myspace.com/sinceyesterdaytr).

Türkiye’de albümü edinebileceğimiz yerler hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?
Since Yesterday’in ilk albümü The Artificial Truth’u 10 TL karşılığında ülkemizde şu satış noktalarından temin edebilirsiniz: Ankara (Retro Stüdyoları Kızılay, Zıd Müzik Kızılay), İstanbul (Riot Müzik – Bakırköy, Freedom Beyoğlu, Freedom Kadıköy)

myspace.com/sinceyesterdaytr
facebook.com/sinceyesterday

Comments

Yorum Ekle

isim yazmak istemiyorsan lakab yaz

ıhım.. email şart yoksa olmaz

yorum yapmayacak mısın?

Urban Magazine © 2012 All Rights Reserved

Visual Design More Crème