İzmir’li dövme sanatçısı Gökçe Korkmaz ile son zamanlarda ülkemizde de gelişen bir sektör olan dövme hakkında konuştuk. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Ve Moda Tasarımı Bölümünden mezun olan Gökçe tasarımlarını aynı zamanda kıyafetlere de uyguluyor. Yakın zamanda kendine ait olan “Dirty 5” isimli stüdyosunu açan sanatçı, 8 yıldır bu iş ile ilgileniyor. Şu sıralar çeşitli gazete ve dergilerde tasarımları ile yer alıyor.
Seni tanımayanlar için kısaca bizlere kendinden bahseder misin? Gökçe Korkmaz kimdir?
1985 yılında Ankara’da doğdum. İzmir’de ilköğretimimi tamamladım. Meslek lisesi grafik bölümünden mezun oldum. Ege Üniversitesi Seramik bölümünde üniversite eğitimine başladım. Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Baskı Ana Sanat dalından mezun oldum.
Dövme yapmaya ilk ne zaman ve nerede başladın?
“Bir dakika bakar mısın bir dövme yapar mısın?”, 2001 yılı temmuz ayında İzmir’in yazlık beldelerinden biri olan Dikili’de işitmiş olduğum bu ses, değişik kıyafetler giymiş, her yerinden tüyler sarkan, görüntüsü ve bakışlarıyla adeta bir şahini anımsatan ilginç bir adama aitti. Hiç tereddüt etmeden oturdum. Bir hanımefendinin elini su deseni ve minik papatyacıklarla süsledim. Yazlık mekanlarda geçici dövmenin salgın gibi yayıldığı dönemdi, ben ise kişiliğim dolayısıyla her zaman baki kalanı tercih ettim. İlk yaptığım kalıcı dövme, 2003 yılı yazında kendi baş harfimi göğsüne yaptığım yaz aşkım oldu. Bu iş aşkla başladı! Ve öylede devam ediyor.
Eski çağlardan beri uygulanan dövmenin geçmişi ve bugünü hakkında neler düşünüyorsun?
İletişim, insanlığın vazgeçilmez bir ihtiyacıdır. İnsanlığın var olmasıyla başlamış bir kavramdır. Tarihin bütün dönemlerinde insanlar, kendini anlatma, kabullendirme, varlığını ispat etme ve toplumda kendine yer edinmeyi amaçlayarak bir profil edinmeye çalışmıştır. İletişimde düşünme ve düşündüğünü ifade etmenin temel öğelerinin başında sesli anlatım, yani dil unsuru gelmekte. Görsel iletişim de aynı derecede önemli bir rol oynamaktadır. Hatta ilk çağlarda dil unsurunun gelişmediği düşünülecek olursa aslında iletişimin görsel ağırlıklı olduğunu söyleyebiliriz. Hareketle anlatımdan başlar, mağara duvarlarına ve günümüz modern toplumuna kadar ulaşır. O dönemde nasılsa şimdi de öyle, dövme bir kimlik, bir aidiyeti temsil ediyor. İlk çağdan bu yana insan konuşmadığı zaman görsel dil olarak bedenini kullanır. Bedeni üzerinde taşıdığı giysiler, giysi motifleri, aksesuarlar bir takım bilgiler aktarır. Hatta ve hatta insan bu görsel anlatım için kendi vücudunu kullanmaktadır.Geçmişten bugüne değişen bence “dövme”nin “sanat” kelimesiyle bir arada, iç içe kullanılmasıdır.
Dövmenin birçok tarzı olduğunu biliyoruz. Sen old school alanında başarılı işler çıkarıyorsun. Okuyucularımıza old school dövmeden bahseder misin?
Old school dövmenin temeli 20 yy.a dayanıyor. Amerikalı denizci askerlerin yaptırdıkları dövmeler genellikle deniz temalıdır. Bolca rom tükettikten sonra deniz kızı gördüklerini iddia etmelerinin yanı sıra, özlem içerisinde aşklarını temsil eden şekilleri vücutlarına işlemişlerdir. Old school dövme Avrupa’ya ilk kez II. Dünya Savaşı sırasında, yine Amerikan askerleri üzerinde geldi. Nazi Almanya’sı karşısındaki yenilginin de etkisiyle kurtarıcı olarak gördükleri Amerikalı askerler gibi “güçlü ve erkeksi” görünmek, onlar gibi yaşamak isteyen Avrupalı gençler arasında dövme aniden moda haline gelmiştir. Gün geçtikçe yaygın bir hal almıştır.
Senin vücudunda da birçok dövme var. Senin dövmelerin hangi dövme sanatçısına ait?
Anlamlarından biraz bahseder misin?Dövmelerimin hemen hemen hepsi Danny Garcia’ya aittir. Siyah bulutların ve şimşeklerin oluşturduğu bir kompozisyon içinde korsan gemisi ve altında “Stay Strong” (güçlü kal) yazıyor. Korsanlar Osmanlı devletinde deniz sınıfı olarak geçiyordu ve bahriyelilerin en gözü pek, zeki ve bilgili olanların alındığı sınıf olduğundan kendi gücümü ifade etmek adına bu dövmeyi yaptırdım. Dirseğimde şansı temsil eden içinde gül olan bir nal, yine kolumda çift olmayı temsil eden kurdela ile bağlanmış ikili kiraz var. Doğum gününde çok sevgili annemin yanında bulunamadığımdan ağzında ikili kalple birlikte mom yazısı, göğsümde koleksiyonluk bir öğe, Erkan Keser ‘in yapmış olduğu (ECKO TATTOO) güller içinde muşta ve yine bir bannerla tamamlanmış “Never Look Back” (asla geriye bakma) yazısı, elimde Artcore Family dövmesi ve en son olarak en büyük tutkumu ifade eden dövme makinası “Passion” (tutku) yazısıyla bütünleşmiş haldeler.
“Vücudumda şu dövme sanatçısının eseri olsun.” dediğin,etkilendiğin birisi var mı?
Portekizli dövme sanatçısı Pedro Soos’ dan bir parça isterdim.
Dövme yaptırmaktan korkan ve sağlıksız olduğunu düşünen kişilere neler söylemek istersin?
Tüm malzemeler tek kullanımlık olduğundan hijyenik açıdan artık kuşku teşkil edecek bir durum yok. İşçilik açısından iyi bir araştırma yapıldıysa sorun yok demektir. Dövmenin uygun koşullar altında yapıldığında zararlı ve kötü bir şey olmadığının aksine bir sanat olduğunun düşünülmesini isterim.
Bu arada tasarımlarını kıyafetlere ve ayakkabılara taşıdığını biliyoruz. Bu tasarımlar da mı kişiye özel hazırlanıyor?
Güzel sanatlar fakültesindeki bitirme projem t-shirt’ün tarihçesi ve iletişim aracı haline gelmesiydi. T-shirt’ün çıkışının Amerikan ordusu askerlerine dayandığı gibi old school dövme de öyle. Bu benzerlikten yola çıkarak kendi ilgi alanımı, dolayısıyla kendi iletişim aracımı kullanarak kendi vazgeçilmezimi ortaya koydum. Haberlere konu olması talepleri doğurmuş oldu ve yeni tasarımlarımla birlikte şu dönemde basılma aşamasındalar. Ancak yurtdışından aldığım siparişler tamamen kişiye özel tasarımlar.
Son olarak bizlere neler söylemek istersin? Sana nasıl ulaşabiliriz?
Vücudunu yüceltmek isteyen herkesi yeni açmış olduğum stüdyoma beklerim.
Dirty 5 Tattoo Studio,İzmir Alsancak Cumhuriyet Bulvarı no: 231/A ( Ege Palas karşısı). Tel:(232)4650474, GSM:0505 4564093



















Comments